E diel, 22.10.2017
Impresum - Marketing - Arkiva - Kontakt

Yll Press

Durum çok gergin. Aslında bu bir siyasi krizdir. Maalesef siyasi partiler arasındaki analaşmazlık sokaklara döküldü
Kenan Hasip: “Siyasi Krizden Çıkış Yolu Diyalogla Mümkündür
[b]Kenan Bey, geçtiğimiz hafta yaşanan olaylarla alakalı neler söylemek istersiniz? Ana Muhalefet'in protesto ettiği 2013 Bütçesini nasıl değerlendırıyorsunuz? [/b] Gelişmelerden çok üzgünüz. Devletin, bütçesini bu şekilde getirmesi hiç hoş değil. Çünkü bütçe çok hassas ve devletin iskeletini teşkil ediyor. Bütçe ile ilgili 1300 civarında değişim önergesi vermek bir ciddiyetsizliğin göstergesidir. Şunu da hatırlatmak istiyorum ki, yirmiüç gün bütçe ve mali komisyonun tartışmaları sürdü ve sonunda çıkmaza girdi. Anlaşıldı ki muhalefetin hedefi bütçenin engellenmesiydi ve önümüzdeki 2013 yerel seçimlerini de bir şekilde engellemekti. Olayın bir de siyasi boyutu mevcut. Son anketlere göre halk arasında muhalefetin reytingi düşük çıkmıştı ve seçimlere gitmek mantıksız olurdu. Genel Kurul toplantısında önce salon girişi kapatıldı ve sonra kürsü ele geçirildi. Meclis Başkanının gelmesiyle etraf sarıldı ve bu şekilde çalışmaların sürdürülmesi mümkün değildi. Meclis Başkanı iç tüzüğün bir maddesine dayanarak görevlileri devreye soktu ve toplantıyı engelleyen milletvekilleri salondan dışlandılar. Bu iyi bir olay değil.Ben böyle bir şeyi beş dönemlik milletvekilliğim esnasında bile görmedim. Şimdi, biliyorsunuz tartışmalar devam ediyor. Demokrasi ayaklar altına alındı deniliyor. Pek fazla alternatif olmadiği için böyle davranıldı çünkü bunun sonu yok. İstediğiniz kadar meclisi bloke edebilirsiniz. İkinci mesele, bazen değiştirge demokrasisi diyorum. Bir yasayı engellemek için birkaç bin önerge sunacaksınız. Ne kadar mantıklı oduğu tartışılır. Durum, bir çıkmaza girdiği zaman çözüm bulunması lazım. Maalesef birkaç alternatif sunulmasına rağmen ve önergelerin bir kısmı kabul edilmesine rağmen muhalefet geri adım atmadı. Başka bir mesela daha vardı. Sunulan önergeler ve sonradan gelen yazı birbirine ters düşüyor. Zaman içerisinde tavır değişmiş. Muhalefet diyor ki biz bu önergeleri geri çekmeye hazırız, fakat siz de bütçeyi 204 milyon avro azaltmalısınız. Tabii olarak bütçe çok kolay hazırlanan bir şey değil. Bütçenin tamamının revizyon edilmesi lazım ve bu zaman alır. Demokrasinin ve anarşinin arasında ince bir çizgi var. Meclis Başkanı şu kararı aldı. Eğer muhalefet bu toplantıyı bloke edecekse, yetkililerin gereğini yapmasını talep etti. Sonradan, kaba kuvvet kullanıldığına dair söylentiler var. Öyle bir şey söz konusu değil. Salonun balkon kısmındaki gazeteciler de dışlandı. Bu iyi olmadı bunu biz de kınıyoruz. Fakat şunu da söylememiz gerekiyor, orası gazetecilerin yeri değil, o bölüm, vatandaş ve farklı seremonilerde diplomatlar vs misafirlerin yeridir. Muhalefetin davranışı pek iyi değil. Bütçenin getirilmesi engellendi. Bunun bir bedeli var. Hem vatandaş hem devlet zararlı çıkar. Muhalefet sert tepki verdi ve meclisi boykot etme kararı aldı. Bu durumda meclis çalışmalarını sürdürmek zor. Biliyorsunuz, Mart ayında mahalli seçimler var. Bu seçimlerin hazırlanması için muhalefetin de mecliste olması şarttır. Boykot da bir demokrasi yöntemidir. Ben şahsen her zaman boykota karşı bir siyasetçiyim. Eğer göreviniz, mecliste halkı temsil etmek ise mecliste olmanız gerekiyor. Baskıyla, protestolarla, yolları kapatmakla, provokasyonlarla demokrasiyi aramak uygun değil. Çünkü bu devlet, çok partili sisteme geçtikten sonra bütün iktidarları seçimle belirlemiştir. İktidar olduktan sonra parti programından kaynaklanan bütçeler hazırlanır. Muhalefet kalkıp da siz bizim önergelerimizi kabul etmezseniz biz de bu süreci engelleriz derse o zaman demokrasinin d’si bile kalmaz çünkü iktidar, milletin iradesine karşı çıkar, milleten aldığı yetkiyi yerine getiremezse demokrasiden bahsedilemez. [b]Bütçe onaylandı, fakat tartışmalar devam ediyor. Anamuhalefet açıkça sivil itaatsizliği destekleme kararı aldı ve demokrasiyi sokakta arayacağını söyledi. Siz bu krizin çıkış yolunu nerede görüyorsunuz?[/b] Durum çok gergin. Aslında bu bir siyasi krizdir. Maalesef siyasi partiler arasındaki analaşmazlık sokaklara döküldü. Vatandaşları da birbirine düşürdü. Bu, ülke için son derece tehlikeli bir durum. Bunu bir şekilde atlatmak zorundayız. Bunu atlatmanın yolu ancak diyalog ile mümkündür. İktidar ve muhalefet oturacak, sorunları tespit edecek ve çözüm bulacak. Bildiğiniz gibi, 2013'ün ilk altı ayı Makedonya'nın AB süreci için çok önemlidir. Şimdiye kadar bu süreçte yapılan bütün çalışmalar yok edilebilir. Ben bu fırsattan yararlanarak, her iki tarafı masada oturmaya ve çözümü diyalog yoluyla bulmaya çağrıyorum. Hassas bir dönemde Makedonya'nın böyle bir lüksü yok. [b]Sayın başkan konuyla alakalı bir soru daha var. Geçtiğimiz günlerde, Makedon basını vasıtasıyla size bir grup Makedonya Türk vatandaşından açık bir mektup gönderildi. Size muhalefetin meclisteki milletvekillerine karşı uyguladığı "şiddetle" alakalı tutumunuzu soruyorlar? [/b] Evet, böyle bir yazı vardı. Benden bu olayları kınamam istendi. Nerden, hangi bölgeden olduğuna dair herhangi bir isim yok. Medya'da bugünlerde her türlü propagandaya rastlayabilirsiniz. Sosyal medyada ise gerçek bir savaş var.Bu iyi bir atmosfer değil. Ben milletvekili olarak 5 dönemdir hiçbir zaman gerginliğe neden olmadım. Konuşmalarımda her zaman ölçülüyüm ve karşıt görüşlere saygılıyım. Provokasyonlara düşmemek için elimden geleni yapıyorum. Herkes kendi yaptıklarından sorumludur. Bu açıdan olaylara bakacak olursak Kenan Hasip hiç bir hareketiyle, sözüyle bu tür gelişmelere sebep olmamıştır. Bu grubun kim oduğunu bilseydim, oturup bu olayı konuşmak isterdim. Devletçilik çok hassas bir konudur. Bazı zamanlar kendinizi frenlemek zorundasınız. Her düşündüğünüzü,her istediğinizde söyleyemezsiniz. Benim de yüzlerce önerge yazma kabiliyetim var. Benim de bugün yaşadığım bölgede su problemi ve diğer altyapı sorunları var. Oturup yüzlerce önerge yazabilirim. Benim siyasi felsefem çalışmak ve yapmaktır, söylemek değil. Politika ile uğraştığınızda, belli bir süre geçtikten sonra muhasebe yaparsınız olumlu ve olumsuz çıkarları görürsünüz. Genel çıkarı da göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Devleti zor duruma sokmak, bu ülkede yaşaya herkesi zor duruma sokmak demek. Be o gün kalkıp fiziki hesaplaşmaya girseydim o kavganın bir parçası olurdum. Mesele, bu duruma gelmemek, eğer geldiysek de bir an önce diyalog yoluyla bu durumdan çıkmak... [b]Kenan Bey,2012'yı geride bıraktık. Siyasi aktiviteler açısından değerlendirme yapacak olursak 2012 yılına hangi önemli olaylar damgasını vurdu?[/b] 2012 ağır ve yoğun bir yıl oldu. AB ülkelerini ekonomi kriz sarsmaya devam etti. Doğal olarak biz de etkilenmeye devam ettik. 2012 yılının ilk yarısında RESESYON’a girdik, yavaş yavaş çıkmayı başardık. Fakat komşu ülkelere nazaran ülkemizin durumu pek de kötü sayılmaz. Slovenya ve Sırbistan gibi ülkeler için artık iflastan bahsediliyor. Makedonya'da maaşların düşüşü veya işten çıkarmalar yaşanmadı fakat ekonomik kriz gerginlik yaratmaya devam etti. 2012 yılında Makedonya’yı etnik gerginlikler de huzursuz etti. Belli ki bazı mutfaklarda hazırlanan bu gerginlikler huzursuz etse de daha büyük olaylara dönüşmeden kontrol altında alınabildi.Bizim için 2012 yılı AB açısından da önemliydi. En olumlu Avrupa Komisyonu (AK) raporunu aldık. Yunanistan blokajı devam etti, fakat 2013'ün ilk altı ayında Makedonya'nın, AB’nin istediği şartları yerine getirirse müzakere tarihi alacağı söylendi.Türkiye Makedonya ilişkilerinde de güzel şeyler oldu. Umarım bu güzel kayıtsız şartsız dostluk 2013 yılında da devam eder ve ilişkileri farklı bir noktaya çıkarabiliriz. [b]Son olarak, okurlarımıza bir mesajınız var mı?[/b] Halkımıza sesleniyorum. Soğukkanlı davranmaları hususunda ricada bulunuyorum. Bazı kesimlerin yıkıcı işlemlerine katılmasınlar. Neticede bu bizim ülkemizdir. Makedonya'da bütün halkların barış içinde yaşaması bizim anavatanımızın da isteğidir. [b](Zaman)[/b]

Publikuar: 21.01.2013 | 23:47
Lexuar: 2651 herë
Printo PDF format Shto në,..

Komentet

Ndalohet përdorimi i gjuhës denigruese dhe fjalëve ofenduese ndaj individëve dhe ndaj grupeve specifike, si dhe komentimet që s`kanë të bëjnë me temën e artikullit. Moderatorët mbajnë të drejtën e fshirjes së komenteve që thyejnë rregullat e komunikimit.
Emri:
Email adresa:
Komenti:





Developed by: Just5 Studio
Rss furnizime